EMPATHY=EMPATİ

Bir sanat eseri karşısında izleyicinin içe yansıma yöntemini duyumsayarak öznel anlamlar ve özel bağlantılar kurması hatta kurabilme yetisine sahip olması, kendisini yapıtın içinde bir yerde bulmasıdır Empatidir. Sanat eserlerinin birleştirici niceliği, zaman sınırlarını hiçe sayan, yüzyılları kapsamına alan yüce bir empati duyarlığına sahip olmalarıdır.  Empati özle ilintili kavramların eylemleriyle pekişir: “İyi bak, iyi gör, iyi hisset”.

 

Çağdaş psikoloji biliminin araştırının öncelikli konuları arasına giren ve hakkında incelemeler yapılan bir karam, bir davranış biçimidir empati, ya da eşduyum. Ancak yüzyılın insanının kaybettiği, anımsamadığı, önemini kavrayamadığı bir büyük insanlık gerçekliğidir. Yalnızlığımızı sorguladığımızda yüz yüze geldiğimiz gerçeklerden biri, belki de en önemlisidir.

 

Empati duyarlılık mıdır?  Duyarlılık ve Empati arasında kurulu sıkı bağ, ötekinin duygularını seziş, bireyin kendisini başkasının yerine koyup onun duygularını isteklerini, düşüncelerini ve eylemlerini anlama yeteneğidir. Bu sezgi gücü bireyi, ilişkilerini ve dolayısıyla yaşamını anlamlı kılar.

 

Bu aşamada kendimize yeni bir soru yönetmeliyiz. Bireyin kendi duygularını, düşüncesini ve içgüdüsel eylemlerini çözümlemeden, ötekini, bir başka söyleyişle, başkalarını anlaması olanaklı mıdır? Var olmanın hissedilmesi anlamına gelen bu iletişim kurulmadan bir yaşam nasıl anlamlanır ve nasıl yaşanır?

 

Düşüncesizliklerin, duyarsızlıkların bilim yoluyla araştırılması ve çözümlemeler aranması ile gelişen bir düşünce sistemidir empati. Kendimizi bireysel olarak iç deneyimlere açtığımızda, yaşamdan her an ne aldığımızı da anlamaya başlarız. Bireysel acılarımızı anladığımız zaman başkalarının acılarına da bir köprü oluştururuz. Bu da bize kendi içimizdeki gerçek değerleri yeniden tanımamızı anlatır ve kendi kendimizi koruma isteğimize, yardım alabileceğimiz gerçeğini de kazandırır, duyarlığımıza bir adım daha atmış oluruz. Ya sevinçler, ruhumuzu ısıtan, hayatımızı anlamlı kılan sevgiler. Sanatçının belleğinde biriktirdiği algılara anlam kazandıran empatiler ve estetik duyarlıkların ortak paydası değil midir?

 

Bir şeyden acı çekmenin nasıl bir şey olduğunu anladığımız zaman, bize en az zarar getirecek seçenekleri bularak yaşamaya başlarız. Bizim çevremizi saran, bir sur gibi davranan empati iyi ahlakı yükseltir. Karşımızdakine bir davranışta bulunurken ya da bir söz söylerken onun bundan etkileneceğini; üzüleceğini, sevineceğini, umutlanacağını ya da karamsar bir ruh haline gireceğini biliyor ve düşünüyorsak, davranışlarımızı ve sözlerimizi yüreğimizin süzgecinden geçiririz. Bize yapılmasını istemediğimiz davranışlardan sıyrılırız ve yaşama bakışımız ve davranışlarımız düzeltiriz. Bu son derece doğal, basit ve yürekten gelen bir istekle gerçekleşen bir tepkidir.  Aklımız acı çekme duygusunun anlamını biliyorsa şefkat duygumuz pekişir ve doğal olarak çevremize zarar vermekten çekiniriz. Bu eylem bilincimiz dışında, kendiliğinden gerçekleşir. Eylem erdemli insanın doğal tepkisi olarak gelişir. Vicdanın bireylerin benliklerindeki varlığı, sevginin, ortak duyarlığın artışı anlamını taşır.

Bireysel etiğin korku ve utançla bir ilişkisi olamaz. Öz ve hoş görünmeyen duyguların da… Bireysel etik doğal ve tamamen zarar vermekten uzak davranışlarla ilişkilidir.  Kendimizi sevmemiz, kendi duygularımızı anlamamız ve aynı bu duyarlıkla başkalarına zarar vermekten kaçınmamız da yaşamı anlamlandıran düzgün ilişkiler kurmaktır. Bu empatidir.

Empati bir kavram olarak yirminci yüzyılın başlarında Alman psikolog Theodor Lipps’in ortaya attığı EİNFÜRLUNG ‘u karşılamak amacıyla sempati sözcüğünden örnekseme yoluyla türetilir. Genellikle de estetik deneyimler için kullanılır. Bir oyuncunun oynadığı karakteri içinde duyması klasik empati örneğidir.

 

Psikolojide de birçok kuramcı, kişisel vicdan ve özdenetim gelişmesi, saldırgan davranışın önlenmesi açısından empatinin önemini vurgulamıştır. Amerikalı psikolog Carl Rogers’in geliştirdiği ve tedavinin yönünü psikoloğun değil, karşısındaki kişinin belirlediği tedavi yönteminde de empati önemli rol tutar.  Estetikte, nesneyle yüz yüze gelen öznenin davranışlarını inceleyen çağdaş estetik de kapsamlı bir empati kuramıyla son noktasına ulaşır. Bu konuda Theodor Lipps’in estetik görüşleri yol göstericidir.

Empati dürtüsü, estetik yaşantının bir önkoşulu olarak doyumunu, organik olanın güzelliğinde bulunur. Sanatçıların empati dürtüsü yaptığı sanat eserinin taşıdığı estetik duyarlığa yansır. Sanat eserleriyle karşı karşıya gelen, onu inceleyen ve anlamaya çalışan bireylerin ayrıcalıklı olmalarıysa, empati duygularına yansıyan estetik duyumlarıyla açıklanır.

Fresh Ankara’nın genç sanatçıları, empati duygularına yansıyan heyecanlarını yansıtan estetik duyumlarını sanat eserlerine dönüştürmenin örneklerini sunmaktadırlar.

Genç sanatçılarımızla kurduğumuz empatinin sanata yansıyan yüzü olan Fresh Ankara şimdi tam 2 yaşında. Gururluyuz.

Ülkemizin Güzel Sanatlar Liseleri ve Güzel Sanatlar Fakültelerinde öğrenim görmekte olan genç sanatçı adaylarının doğru yerden doğru zamanda ulusal ve uluslararası sanat ortamına tanıtılmasını hedefleyen Fresh Ankara artık gelenekselleşen bir sanat etkinliği kimliğini kazanmış durumdadır.

Hedefimiz her yıl bir büyük atılım daha yaparak genç sanatçılar ile kurduğumuz empatiyi yüceltmek dolayısıyla da ülkemizin genç sanatçı potansiyelini gereken düzeye yükseltmektir. Siz sanat severlerin Fresh Ankara etkinliğimizi kucaklayan ve destekleyen ilgileri bizim hedeflerimizi yükseltmemize neden olacaktır.

Cumhuriyetimiz başkenti Ankara’da,  Atatürk Kültür Merkezinde, 68 ilden gelen 545 başvuru arasından seçilen 17-27 yaş grubu genç 200 genç sanatçılarımız, eserleriyle siz sanatseverleri buluşturacaktır, Fresh Ankara Etkinliğimiz geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Turizm Bakanlığımızın düzenlediği Başkent Kültür Yolu Festivali kapsamında yer alacaktır. 

 

Prof. Dr. Kıymet Giray